Kişisel Markanızı Doğru Yönetin


Kişisel markanız “siz odadan çıktıktan sonra” 
hakkınızda söylenenlerden ibarettir.
Jeff Bezos

 

Marka yönetimi yalnızca işletmeler açısından değil bireyler açısından da yatırım yapılması gereken alanların başında geliyor. Bireyler olarak bizler de kariyer rotamızı dizayn ederken, çevremizle iletişim kurarken “kim olduğumuzu doğru anlatan” birer marka stratejisi geliştirerek ilerleme ihtiyacı duyuyoruz. Çünkü, ailemizden mahalle kasabımıza, sosyal çevremizden iş arkadaşlarımıza kadar etkileşim halinde bulunduğumuz herkes bizim müşterimiz; tüm bu insanlar tarafından nasıl algılandığımız ise kişisel markamız. Kendimizi onlara doğru anlatamadığımızda işlerimizi, ilişkilerimizi ve hayatımızı yönetme noktasında sorunlarla karşılaşmak bizler için kaçınılmaz hale geliyor.

 

İyi bir kariyere sahip olmanın yolu yalnızca çok çalışmaktan; çevresinde sevilen ve saygı duyulan bir birey olmanın yolu ise yalnızca insanlara gülücükler dağıtmaktan geçmiyor. Hem iş yaşamında hem de sosyal hayatında fark yaratan, değer gören ve takip edilen bir birey yani sıradışı bir marka olabilmek için kişinin etkileşim içinde olduğu tüm çevrelerde kendisini doğru ifade edebilmesi ve kendisine yönelik algıyı doğru “yönetmesi” gerekiyor.

 

Farkında olsak da olmasak da birey olarak hepimizin birer kişisel markası var. Nasıl ticari bir markanın değeri; sunduğu ürünün/hizmetin kalitesine, hedeflediği müşteri kitlesine ulaşmada izlediği pazarlama stratejilerine ve müşterinin algısına göre şekilleniyorsa, kişisel bir markanın değeri de kişinin karakteristik özelliklerine, prensiplerine, değerlerine, hedeflerine, iletişim becerilerine, olayları yönetme kabiliyetine ve içinde bulunduğu topluluğun düşüncelerine göre şekilleniyor. Bu değeri artırmak da yok etmek de tamamen kişinin elinde…

 

Peki Kişisel Markamızı Nasıl Oluşturmalıyız?

 

Bir marka oluşturmak için elinizde bir ürün veya hizmet bulunması gerekir. Markayı hedef kitleye sunarken ise ürünün benzerlerinden farklı ve üstün yönlerini öne çıkarırsınız değil mi? Kişisel markanızı oluşturmak için de işe elinizdeki üründen yani kendinizden başlamalısınız. Kendinizi objektif bir bakış açısıyla analiz etmeli, sizi farklı ve değerli kılan güçlü yetkinliklerinizi ve geliştirmeniz gereken yönlerinizi belirleyerek hedefleriniz doğrultusunda aksiyonlar almalısınız. Güçlü taraflarınızı öne çıkarırken, arka planda zayıf ya da yetersiz olduğunu düşündüğünüz yönlerinizi geliştirmek için çaba göstermelisiniz.

 

Siz elbette kendinizi sözlerinizle anlatmaya çalışıyorsunuz ama insanlar daha çok gördüklerinden etkilenirler. Çoğu zaman akılda kalan sözleriniz değil aksiyonlarınızdır. Kendinizi süslü cümlelerle, abartılı betimlemelerle anlatmak yerine karşınızdaki kişi ya da topluluğa bilginizi, becerilerinizi, samimiyetinizi ve iyi niyetinizi göstermelisiniz. Çünkü, insanlar size her zaman gerçekte ne düşündüklerini söylemezler. Bu yüzdendir ki, yapmanız gereken çevrenizdekilerin “size ne söylediğinden çok sizinle ilgili ne düşündüğünü” yönetmek olmalı…

 

Bunun için ise:

  • Marka stratejinizi kişisel değerlerinizden ödün vermeden oluşturmalısınız.
  • Liderlik ve yönetim becerilerinizi (1) geliştirmeye yönelik çalışmalar yapmalısınız.
  • Beden dilinizi doğru ve etkin kullanmalı; yazılı ve sözel iletişimde ise kısa, sade ve anlaşılır cümlelerle kendinizi ifade etmelisiniz.
  • Sosyal zekanızı etkinlikle kullanarak hem kendi istek ve hedeflerinizin hem de etkileşimde bulunduğunuz toplulukların beklentilerinin farkına varmalı; çağımızın tartışmasız en güçlü kozu olan iletişimi kullanarak sizi karşınızdaki kişi/kitle ile buluşturabilecek aksiyonlar almalısınız.(2)
  • Sosyal medya hesaplarınızı etkin ve doğru bir şekilde yönetmeli, gerekiyorsa bu konuda eğitim almalısınız.
  • Her birey kendine özgü meziyetlerle donatılmıştır, herkes birbirinden farklı ve özgündür. Bu nedenle, başkalarını taklit etmek yerine kendi benzersiz yönlerinize odaklanmalı; bu yönlerinizi öne çıkarmalısınız.
  • Görünüşünüze önem vermelisiniz; ilk önce kendiniz için! Aynaya baktığınızda kendinizden hoşnut olmalısınız ki, başkaları da sizden hoşnut olsun. Kişisel bakımınız, kıyafet seçiminiz, tarzınız ve tavrınız hedeflerinize hizmet edecek çizgide olmalı, sizinle özdeşleşmeli; bunun da ötesinde sizi mutlu etmeli. Kıyafet seçimi demişken şunu da belirtmek gerekir ki, gardırobunuzun onlarca farklı marka ve model kıyafetten oluşmasına, düzinelerce ayakkabınız olmasına gerek yok. Kullandığınız her parçanın markası değil; tarzınızı yansıtması, hedeflerinize hizmet edecek yeterlikte olması ve sizinle bütünleşmesi önemli. Steve Jobs, Cem Yılmaz, Mark Zuckerberg gibi iş ve eğlence dünyasının fenomen isimlerinin de benimsediği “kapsül gardırop” akımı bunun en önemli kanıtlarından biridir.(3)

 

Unutmayın:

Ne söylediğiniz elbette önemlidir ancak kişisel markanızın benimsenmesini sağlayan asıl faktör davranışlarınız ve tarzınızdır.

Kişisel marka yönetimi bir defaya mahsus bir etkinlik değil ömür boyu kendinizi anlatmanızı sağlayacak ve yol aldıkça geliştirilip büyütülecek bir yatırımdır.

 

Siz kendi markanızı yönet(e)mezseniz başkaları sizi yönetir.

 

Faydalı olması dileğiyle,

 

Füsun ÖZÜLKE

 

(1) Her Yönetici Bir Lider midir? Lider Kime Denir?

(2) İletişim Gemisinin Dümeninde Artık “Sosyal Zeka” Var

(3) İş Yaşamında Bir Adım Öne Geçmenin Anahtarı : Kişisel İmaj

 

 

Füsun Özülke

Leave a Reply Text

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: