Ofisteki Çalışkan Karıncalar ve Tembel Ağustos Böcekleri

 

Siz hangisisiniz?

 Karınca mı? Ağustos Böceği mi?

 

Tembel çalışma arkadaşlarından yakınmayanımız yoktur herhalde… Bir de, “hatasız olsun, müdahale edebileyim” diye her şeyi kendisi yapmak isteyen ama başını işten kaldıramayıp sürekli söylenen mükemmeliyetçi işkolikler var.

 

Peki bu çalışma arkadaşlarınızla/çalışanlarınızla dengeyi nasıl kuruyorsunuz?
Bu iki çalışan tipi sizi zorlayıp yıpratmıyor mu?

 

Eminim hepimizin:

  • Isozelyasam4“Vay arkadaş, adamdaki rahatlığa bak, dünya yansa umurunda değil. İki saat sonra sunum var, oturmuş göstere göstere oyun oynuyor” dediği

ya da,

  • “Off, yeter artık. Bıktım, usandım. Her şeyi bana yaptırıyorlar. Millet keyif yaparken, kahve de sigara da gezerken ben oturup çalışıyorum. Bırakıp gitsem mahvolacaklar haberleri yok!” diye sürekli yakınarak başımızın etini yiyen

iş arkadaşları var. Ya da belki de bunlardan biriyiz ama farkında bile değiliz!

 

Günümüz koşullarında mobilite ve teknolojiye bağlı olarak hepimiz 7/24 işlerle haşır neşiriz. Ancak dengeyi iyi kurabilmek;

  • Hem başarılı ve sevilen birer çalışma arkadaşı / çalışan olabilmek açısından
  • Hem de özel hayatımıza ve kişisel ihtiyaçlarımıza yeterince vakit ayırarak mutlu bir yaşam sürebilmek açısından

oldukça önemli.

 

a6Yoğun bir tempoyla uzun saatler çalışıyorsanız eve gittiğinizde mutlaka annenizden, kardeşinizden ya da eşinizden: “Yeter artık şirketi sen mi kurtaracaksın! Sen olmasan iflas ederler zaten değil mi?” gibi sitemler duyuyorsunuzdur.

  • Bu ve benzeri cümlelerle sık sık karşılaşıyorsanız,
  • Kendinizi yorgun, bıkkın ve bezmiş hissediyorsanız,
  • Çabuk öfkelenen, agresif ve tahammülsüz birine dönüştüğünüzü düşünüyorsanız,
  • Geçmiş dönemlere oranla arkadaş çevreniz daralmaya, sosyal hayatınız renksizleşmeye ve siz yalnızlaşmaya başladıysanız,
  • Hayatınız iş-ev çemberinde dönüyorsa,
  • Hobilerinize ayıracak vakit ve enerji bulamıyorsanız

artık düşünmenizin vakti gelmiş demektir.

 

Ya da:

CalisanBagliligi12

  • İnsanlar sizi happy hourlara davet ediyor ancak önemli toplantılara, karar süreçlerine katılımınızı talep etmiyorlarsa;
  • İşten hergün mesai bitiminde çıkıyorsanız,
  • Destek elemanı gibi görülüyor ve önemli işlere dahil edilmiyorsanız,
  • Yıllardır aynı pozisyonda aynı şartlarla çalışıyor ve kariyer çıtanızı bir türlü yükseltemiyorsanız,
  • Tüm bunları değiştirmek için adımlar atmıyor, kendinizi geliştirmiyor ve farkedilmek için çaba göstermiyorsanız,
  • İşe her gün geç kalıyor, öğle tatiline erken çıkıp geç dönüyor, mesai bitimi kart okutmak için herkesten önce turnikenin başına gelip saatin dolmasını bekliyorsanız,
  • Her olumsuzluk için bir bahaneniz varsa,
  • İşe odaklanma sorunu yaşıyorsanız,
  • Masaya eski ve gereksiz evrakları yığıp, çalışır gibi görünenlerdenseniz,
  • Deadline’ı dolmak üzere olan işleriniz yapılmak için beklerken tüm vaktinizi twitter, facebook, instagram gibi sosyal ağlarda tüketiyorsanız,

sizin de artık düşünme vaktiniz gelmiş demektir.

 

İkisi de Olmayın!

Ofiste aşırı kahramanlığın da aşırı vurdumduymazlığın da yeri yok. İkisi de sizi istediğiniz yere ulaştırmaz.

  • Eğer bu iki çalışan tipinden birinin özelliklerinden birkaçı size uyuyorsa özeleştiri yapmalı ve değişim için düğmeye basmalısınız.
  • Bu özellikler çalışma arkadaşlarınızdan bazılarını anlatıyorsa onlarla kendi motivasyonunuza ve çalışma sisteminize zarar vermeyecek şekilde başa çıkmanız gerekiyor.

 

Peki Ama Ne Yapmalı?


imageÇalışma Arkadaşınız Mükemmeliyetçi Bir Karınca ise:

  • İşkolik arkadaşınızla diyaloglarınızda ona kendi yaşamınızdan örnekler vererek hayatın çalışmaktan ibaret olmadığını anlatmayı deneyin.
  • “Çalışmak için yaşamıyoruz, yaşamak için çalışıyoruz” mesajını verin.
  • Delege etmenin, iş bölümü yapmanın ve çalışma arkadaşlarına güvenmenin işleri ne kadar kolaylaştırdığını, ilişkileri nasıl güçlendirdiğini gösterin.
  • İşkolik çalışanlarınız için iş-özel yaşam dengesi, kişisel organizasyon, stres ve zaman yönetimi vb. eğitimler planlayın ve katılımlarını sağlayın.
  • İşlerini aciliyet ve önem sırasına dizmesini isteyin.
  • Tüm aktivitelerini (iş ve sosyal) planlamasını önerin.
  • Öğle yemeğini masasında yememesine dikkat edin gerekirse bazen kendisini dışarıda yemeğe davet edin.
  • Ondan yardım isteyin ve yardım istemenin, delege etmenin bir eksiklik değil kazanım olduğunu gösterin.
  • Sağlığına dikkat etmesi için telkinlerde bulunun.
  • İş-özel yaşam dengesinin(*) önemini vurgulayın.

 


Çalışma Arkadaşınız Bir Ağustos Böceği ise:

  • Picture3Siz çaba harcarken onun iş çıktılarınıza ortak olması sinirinizi bozuyor evet. Ama buna takılmayın. Siz işinize odaklanın ve başarı seviyenizin aşağı çekilmesine, moralinizin bozulmasına izin vermeyin. Unutmayın; siz yaptığınız işe onu yapış şeklinizle imzanızı zaten atmış oluyorsunuz. Üstleriniz herkesin tarzını biliyor ve  işin kimin elinden çıktığının gayet farkındalar.
  • “Ama haksızlık bu! Öyle değil mi?” diyorsunuz, evet. Hayat adil değil unutmayın. Böyle düşüncelerle arkadaşınıza kızıp, ona tavır alıp, motivasyonunuzu düşürmeyin.
  • Ofise giriş ya da öğle yemeği saatlerine dikkat etmeyen “eğlenceli” arkadaşlarınızın büyüsüne kapılmayın. Onlara uyup ofise geç gelmeyi alışkanlık haline getirmeyin.
  • “Üzüm üzüme baka baka kararır.” diye bir söz vardır bilirsiniz. Tembellik bulaşıcı bir hastalıktır, siz tembel çalışma arkadaşlarınıza bakıp bu hastalığa yakalanmayın, onlara örnek olmaya gayret edin.
  • Onlara karşı sert ifadeler takınmayın, kırıcı sözler sarfetmeyin. İşyerinde ihtiyacınız olan en son şey size düşman bir iş arkadaşıdır, unutmayın.
  • Arkalarından konuşmayın, sürekli onları başkalarına şikayet etmeyin. İşinizle ön planda olun ispiyonculuğunuzla değil. “-Ama o yapması gerekenleri zamanında yapmıyor bu da benim işimi otomatikman etkiliyor, yöneticim benim işimi savsakladığımı düşünüyor” diyorsanız; ona işlerin teslim tarihini hatırlatın. Patronunuz size kızıyorsa direk şikayet etmek yerine;”-Şu rapor elime ulaşmadığı için bu projeyi tamamlayamıyorum. Nasıl ilerlememi istersiniz” gibi isim vermeden, şikayet etmeden yönlendirici diyaloglar kurun.
  • Yetişmeyen işleri ile ilgili tembel çalışma arkadaşınıza yardımcı olmayı, yol göstermeyi teklif edin. Onu heveslendirin ve aslında önemli bir iş yaptığını hissettirin. Ama kendinizi de kullandırmayın. Belki de önemsenmediğini düşündüğü için böyle davranıyordur. Ya da gerçekten özel yaşamında bir sorunu vardır ve odaklanamıyordur.

 

Picture1

Unutmayın ve çalışma arkadaşlarınıza unutturmayın:

Hiçkimse mükemmel değildir.

Doldurul(a)mayacak koltuk yoktur. Kimse vazgeçilmez değildir.

Yalnızca bir hayatımız var.

Sadece çalışmaya ya da sadece eğlenmeye odaklanırsak ardımızda güzel izler bırakmak için yeterli zamana sahip olamayız.

Amacımız hayatımızı değerli kılmak ve onu iyi yaşamak olmalı, ziyan etmek değil…

 

Faydalı olması dileğiyle,

 

Füsun ÖZÜLKE

 

(*) İş – Özel Yaşam Dengesi(zliği)

Füsun Özülke

Leave a Reply Text

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: